ÇOCUĞUN KAÇIRILMASI VE ALIKONULMASI SUÇU VE CEZASI (TCK 234)

En son güncellendiği tarih: 15 May 2019

Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 234. Maddesinde düzenlenmiştir.



1- Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçu Nedir Türk Ceza Kanununda Nasıl Tanımlanmıştır


Not: Bu yazımızda TCK 234. maddesinin 1. ve 2. fıkrası anlatılmış olup 3. fıkra hükümlerine yer verilmemiştir.


Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçu TCK’da şu şekilde tanımlanmıştır:


-"Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, bu kişi cezalandırılır.


- Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi, şikâyet üzerine cezalandırılır. "


Suçun kanuni tanımından da anlaşılacağı üzere kanun maddesinde iki ayrı kişi tarafından kaçırılmaktan söz etmektedir. Bunlardan ilki velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya baba ya da üçüncü derece dahil kan hısımıdır. İkincisi ise çocukla yukarıdaki şekilde akrabalığı olmayan yabancı bir kimsedir.


Kanun maddesinin ilk fıkrasında belirtilen üçüncü dereceye kadar olan kan hısımları; kişinin kardeşinin çocukları, dayısı, halası, teyzesi ve amcasıdır. Bu kişiler dışında bir kimsenin birinci fıkra uyarınca çocuğu kaçırması ya da alıkoyması durumunda Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçu değil Hürriyeti Tahdit suçu oluşacaktır.

Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması ile bağlantılı olarak İcra ve İflas Kanununda da hükümler bulunmaktadır. Bu hükümlere göz atmak gerekirse:


İcra ve İflas Kanunu Hükümleri


Madde 341 – (Değişik: 31/5/2005-5358/12 md.) Çocuk teslimi hakkındaki ilâmın veya ara kararının gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirilmesini engelleyen kişinin, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine, altı aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilâmın veya ara kararının gereği yerine getirilirse, kişi tahliye edilir.


Madde 25 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Çocuk teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde çocuğun teslimini emreder. Borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede bulunursa bulunsun ilam hükmü zorla icra olunur. Çocuk teslim edildikten sonra diğer taraf haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa ayrıca hükme hacet kalmadan zorla elinden alınıp öbür tarafa teslim olunur.


Madde 25/a – (Ek: 18/2/1965-538/15 md.) Çocukla şahsi münasebetlerin düzenlenmesine dair ilam hükmünün yerine getirilmesi talebi üzerine icra memuru, küçüğün ilam hükümleri dairesinde lehine hüküm verilen tarafla şahsi münasebette bulunmasına mani olunmamasını; aksi halde ilam hükmünun zorla yerine getirileceğini borçluya 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri ile tebliğ eder. Bu emirde ilam hükmüne aykırı hareketin 341 inci maddedeki cezayı müstelzim olduğu da yazılır. Borçlu bu emri tutmazsa ilam hükmü zorla yerine getirilir. Borçlu alacaklının şikayeti üzerine ayrıca 341 inci maddeye göre cezalandırılır.


İcra ve İflas Kanunu hükümleri dikkate alındığında aşağıdaki durumların yaptırıma bağlandığı görülecektir.


-Çocuk teslimine ilişkin ilama ve ara karara uymamak


-Çocukla şahsi ilişki tesisine ilişkin ilama muhalefet etmek

İcra ve İflas Kanunundaki hükümler TCK 234 ile kıyaslandığında “lehine hüküm verilen kişi” dediğimiz kavramla karşılaşmaktayız. Yani İcra ve İflas Kanundaki suçun oluşabilmesi için lehine hüküm verilen kişinin şikayette bulunması gerekir. Oysa TCK 234’de “vekalet yetkisi elinden alınmış olan ana veya baba ya da üçüncü dereceye kadar kan kısmının, çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından alması ile suç oluşacaktır.


Bir diğer farklılık da yaptırım konusunda karşımıza çıkıyor. İcra ve İflas Kanunundaki yaptırım tazyik hapsi iken TCK’daki yaptırım hapis cezasıdır.


2- Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçunun Cezası


- Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (TCK 234/1)


-Daha Fazla Cezayı Gerektirir Hal


-Fiil cebir veya tehdit kullanılarak işlenmiş ya da çocuk henüz oniki yaşını bitirmemiş ise ceza bir katı oranında artırılır. (TCK 234/2)


3- Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçu Şikâyete Bağlı Mıdır ve Uzlaşmaya Tabi Midir?


Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçu şikayete bağlı suçlardan değildir. Bu sebeple bu suç oluştuğunda ve soruşturma makamları tarafından öğrenildiğinde re’sen soruşturma işlemleri başlatılacaktır.


Eklemek gerekir ki TCK 234/3’de belirtilen suç şikayete bağlı suçtur. TCK 234/1-2 ile karıştırılmaması gerekir.


Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçu uzlaşmaya tabi suçlar arasındadır.


4- Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçunda Zamanaşımı


Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçunun olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.


5- Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçu İçin Verilecek Cezanın Seçenek Yaptırımlara Çevrilmesi


- Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçu neticesinde verilecek olan hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.


- Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçu neticesinde verilecek ceza için eğer kanuni şartları sağlanmış ise erteleme hükümleri uygulanabilir.


- Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçu neticesinde verilecek ceza için eğer kanuni şartları sağlanmış ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu uygulanabilir.

381 görüntüleme

Tüm hakları saklıdır

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • LinkedIn Clean