BANKACILIK KANUNUNDA DÜZENLENEN ZİMMET SUÇU VE CEZASI (5411 S.K. m. 160)

En son güncellendiği tarih: 15 May 2019

5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160. Maddesinde bankacılara özel bir zimmet suçu düzenlenmiştir.



Bankacılık Kanunu 160. Maddesinde zimmet suçu şu şekilde düzenlenmiştir:


“Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer malları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacakları gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler.


Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası verilir; ancak, adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur.


Faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bir bankanın; hukuken veya fiilen yönetim ve denetimini elinde bulundurmuş olan gerçek kişi ortaklarının, kredi kuruluşunun kaynaklarını, kredi kuruluşunun emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekilde doğrudan veya dolaylı olarak kendilerinin veya başkalarının menfaatlerine kullandırmak suretiyle, kredi kuruluşunu her ne suretle olursa olsun zarara uğratmaları zimmet olarak kabul edilir. Bu fiilleri işleyenler hakkında on yıldan yirmi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur; ancak, adlî para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca, meydana gelen zararın müteselsilen ödettirilmesine karar verilir.


(Ek fıkra: 2/1/2017-KHK-687/4 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7076/4 md.) Bankacılık mevzuatı ile bankacılık usul ve prensiplerine uygun kredi kullandırma, bu kredileri temdit etme veya ek kredi kullandırma, taksitlendirme, teminata bağlama yahut sair yöntemlerle yeniden yapılandırma işlemleri zimmet suçunu oluşturmaz.


Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.


Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.


Zimmet suçunun konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.”


1-Bankacılık Kanununda Düzenlenen Zimmet Suçu İçin Genel Bilgiler


765 sayılı TCK’nın (Eski TCK) 202/5 fıkrasında zimmet suçunun kamu bankaları aleyhine işlenmesi durumunda daha ağır cezayı gerektirir bir nitelikli hal olarak kabul edilmişti. Eski TCK’ya göre zimmet suçu kamu bankaları aleyhine işlendiği takdirde verilecek ceza üçte bir oranında artırılmaktaydı.


5411 sayılı Bankacılık Kanununa zimmet suçu eklendiği için yeni Türk Ceza Kanununda artık bu nitelikli unsura yer vermeye gerek kalmamıştır.


Bankacılık Kanununda Düzenlenen Zimmet suçunda korunan hukuki değer aslında ekonomik düzendir. Nitekim bankaya ait bir paranın zimmete geçirilmesi, bir finans kuruluşu olan banka ve doğal olarak toplumu etkileyecektir. Keza günümüzde finans işlemleri herkesin hayatını doğrudan etkilemektedir.


Bu özel kanun olan Bankacılık Kanununda düzenlenen zimmet suçu incelendiğinde bu suçun fiilleri bakımından TCK’nın 247. Maddesinde zimmet suçu ile paralel olduğu görülecektir.


Bankacılık Kanununda Düzenlenen Zimmet suçunda, bu suçun failinin kimler olacağı kısmı önemlidir. Kanun maddesinde “banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları” demektedir. Buradaki “Diğer mensuplar” bankada çalışan herkesi kapsayıcı niteliktedir.


Bankacılık Kanununda Düzenlenen zimmet suç özgü (mahsus) suç niteliğindedir. Buradaki özgü suç olayı aslında fiilin faili ile alakalıdır. Eğer bu fiilde fail kamu görevlisi ise “Zimmet” suçu, eğer banka mensubu olmayan bir sivil kişi ise “Güveni Kötüye Kullanma” suçları gündeme gelecektir.


2-Bankacılık Kanununda Düzenlenen Zimmet Suçunun Cezası


Aslında yukarıda kanun maddesi içerisinde bu cezalar belirtilmiştir. Ancak yine de ceza başlığında tekrar değinmek gerekirse:


- Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer malları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, altı yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacakları gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler. (5411 S.K. 160/1)


-Daha Ağır Cezayı Gerektiren Unsur


Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası verilir; ancak, adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur. (5411 S.K. 160/2)


-Daha Az Cezayı Gerektiren Nitelikli Unsur


Zimmet suçunun konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir (5411 S.K. 160/7)


-Cezada İndirim Yapılmasını Gerektiren Şahsi Sebep Olarak Etkin Pişmanlık


Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir. (5411 S.K. 160/5)

Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir. (5411 S.K. 160/6)

579 görüntüleme

Tüm hakları saklıdır

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • LinkedIn Clean