HASTANIN AYDINLATILMASI VE AYDINLATILMIŞ ONAMININ ALINMASI


Sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyaç hem dünyada hem de ülkemizde hızla artmakta olup bu ihtiyaç artışı beraberinde birçok problemi beraberinde getirmektedir. Bu problemlerin önemli bir kısmını da hukuki problemler oluşturmaktadır. Bu yazımızda hastanın aydınlatılması ve aydınlatılmış onamının alınması ile ilgili önemli bilgilere ulaşabilirsiniz.



Hastanın Aydınlatılması Nedir?


Hastanın aydınlatılması, hastalığı, uygulanması planlanan tanı ve tedavi yöntemleri ile diğer tanı ve tedavi seçenekleri, meydana gelebilecek muhtemel sonuçları, ivediliği, söz konusu işlemlerin sosyal ve ekonomik açıdan hasta üzerinde oluşturabilecek etkileri ve işlemin yapılmaması ya da ertelenmesi halinde söz konusu olabilecek sonuçları hakkında bilgilendirmek olarak ifade edilebilir.

Tanımdan da anlaşılacağı üzere aydınlatma ciddi bir işlemdir ve doktorlara önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Maalesef hem dünyada hem de ülkemizde hastanın aydınlatılması ödevi henüz gereği gibi yerine getirilememekte ve bu durum hastalar ve doktorlar için ağır bedellere yol açmaktadır.


Aydınlatılmış Bir Hastadan Alınan Onamın Geçerlilik Şartları Nelerdir?


Geçerli bir onamdan bahsedebilmek için;

a) Hastanın onam verme ehliyetine sahip olması,

b) İradenin sağlıklı olması,

c) Onamın yetkili kişiye verilmesi,

d) Onamın sağlıklı olması gerekir.


Aydınlatma Yapacak ve Aydınlatılmış Onamı Alacak Kişi Kimdir?


Yerleşik görüşe göre, hasta veya yakınlarına aydınlatmayı yapacak ve onamını alacak kişi müdahaleyi yapan hekimin kendisi olmalıdır. Uygulamada onamı hemşirelerin ya da diğer sağlık personellerinin aldığı veya müdahaleyi yapan değil de başka bir doktorun aydınlatmayı yaparak onam aldığı görülmekte olup bu hususların birçoğu hukuka aykırılık teşkil etmekte ve devamında tazminat sorumluluğunu getirmektedir. Ancak bu konuda kesin bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Bu sebeple doktorla çalışan daha kıdemsiz bir doktorun aydınlatmayı yapması ve onam alması, o olayın özelliklerine göre geçerli bir onam olarak kabul edilebilir. Burada hastanedeki işbölümü araştırılmalı ve hastanın başta müdahaleyi yapacak olan doktor olmak üzere, yetkin kişilerce doğru ve yeterli bir şekilde aydınlatılıp aydınlatılmadığı dikkatli olarak incelenmelidir.


Aydınlatılması ve Aydınlatıldıktan Sonra Onamı Alınması Gereken Kişi Kimdir?


Aydınlatılması gereken kişi, kural olarak hastanın kendisidir. Ancak bu kural, hastanın temyiz kudretini haiz olması halinde uygulanabilecektir. Temyiz kudretini haiz olmayanlar açısından aydınlatma yükümlülüğünün kanuni temsilciye karşı yerine getirilmesi gerekmektedir.

Temyiz kudretini haiz olmakla birlikte, küçük ya da kısıtlı olanlar bakımından ise, her somut olayda ilgilinin durumunun incelenmesi ve verdiği kararın etki ve sonuçlarını değerlendirip değerlendiremeyeceğinin tespit edilmesi gerekir.


Aydınlatma Ne Zaman Yapılmalı ve Aydınlatılmış Onam Ne Zaman Alınmalıdır?


Hastanın aydınlatılması, uygulanan tıbbi müdahaleden önce yapılmalı ve onam da müdahaleden önce alınmalıdır.


Uygulamada bu konu ile alakalı en önemli soru işareti ise aydınlatmanın yapılması ve onamın alınmasının müdahaleden ne kadar önce yapılması gerektiğidir. Bu konuda bizim mevzuatımızda herhangi bir kesinlik bulunmamaktadır. Hastaya tıbbi müdahaleler konusunda, sağlıklı ve sakin bir şekilde düşünebileceği, yakınlarının ya da diğer güvendiği kişilerin de fikrini alarak serbestçe karar verebileceği bir süre tanınarak yapılması yerinde bir yaklaşım olacaktır. Ancak durumun acil olması sebebi ile hastaya böyle bir düşünme zamanı tanınamayacaksa, aydınlatmanın yapılması ve onamın alınması müdahalenin hemen öncesinde veya müdahale sırasında dahi yapılabilir.


Bu konuda Alman Federal Mahkemesi, ağır tıbbi müdahalelerin yapılması gerektiği ve yaşamsal sıkıntıların bulunmadığı durumlarda en az 3 gün önceden aydınlatma yapılması ve onamın alınması gerektiğine ilişkin karar vermiştir. Bizim yargı sistemimizde de kimi olaylar için en az 24 saat öncesinde bu işlemlerin yapılması gerektiğine ilişkin görüşler ortaya atılsa da şu an ki mevzuatımızda böyle bir kesin süre bulunmamakta olup, olayın özellikleri, hastanın aciliyeti, ve yapılacak müdahalenin ağırlığı göz önüne alınarak bu süre belirlenmelidir. Burada önemli olan hastaya düşünmesi ve araştırması için eldeki imkanlar ile yeteri kadar süre verilmesidir.

Aydınlatmanın ve Aydınlatılmış Onamın Şekli Nasıl Olmalıdır?


Hastanın nasıl aydınlatılacağına ilişkin hukukumuzda bir kesin kural bulunmamakta olup takdir hakkı doktora tanınmıştır. Doktor sözlü ya da yazılı olarak hastayı aydınlatabilir. Ancak doktorun olası bir davada hastayı aydınlattığını ispat edebilmesi için yazılı olarak kayıt sunması bekleneceğinden en doğrusu yazılı aydınlatmadır.

Onam konusunda da tıpkı aydınlatma konusunda olduğunda gibi bir şekil şartı aranmamış ancak ispat sorunu olmaması için yazılı onam en doğru onam olarak kabul edilmiştir. Bunun yanında mevzuatımız, büyük cerrahi müdahalelerde yazılı onam şartı aramaktadır. Ayrıca organ ve doku nakli gibi özel düzenlenen bir takım olaylarda da yazılı onam şart koşulmuştur.

Burada esas üzerinde durulması gereken nokta ise bugün gerek kamu gerekse özel hastanelerin büyük çoğunluğunda formlar ve broşürler aracılığı ile aydınlatma yapılması ve ardından da maktu diye adlandırdığımız herkes için aynı olan onam formlarının imzalatılması durumudur. Yargıtay bu tür aydınlatma ve onam konusunda son derece titiz olup büyük çoğunluğunu geçersiz kabul etmekte ve doktorları ve hastaneleri tazminata mahkum etmektedir. Hastaya özgülenmiş alanların bulunmadığı onam formlarının çok büyük çoğunluğu bugünkü içtihatlarımıza göre geçersizdir. Bu da doktorların ve hastanelerin önemli tazminatlar ödemesine yol açmaktadır. Formlar ve broşürler ile hastanın aydınlatılması hatalı değil ancak eksiktir. Doktorun hastayı hem sözlü hem de yazılı olarak ve hastanın anlayacağı bir dil kullanarak aydınlatması gerekmektedir. Her hastaya aynı broşürleri vermek ve aynı formları imzalatmak hatalı bir uygulama olup mahkemeye taşınması halinde tazminata yol açmaktadır.


SONUÇ


Hastaya yapılacak olan müdahaleyi, müdahalenin risklerini ve olası sonuçlarını hastanın bilmesi son derece temel bir hakkıdır. Bu konuda da hastaların anlayacağı bir dille aydınlatılması ve maktu olmayan, hastaya özgülenmiş alanları bulunan onam formları ile onamın alınması gerekir. Bu yapılmazsa hasta iyileşmiş olsa dahi doktorların ve hastanelerin tazminat sorumlulukları doğmaktır. Hastanın aydınlatılması ve onamının alınması son derece titizlikle yapılmalıdır.


Hastanın aydınlatılması ve aydınlatılmış onamının alınması ile alakalı ofisimizden hukuki danışmanlık hizmeti veya açılmış ya da açılacak davalarla alakalı hukuki yardım alabilirsiniz. Sitemizin iletişim bilgilerini kullanarak bize mesai saatleri içerisinde ulaşabilir ve randevu talep edebilirsiniz.


Av. Serkan Ezer

33 görüntüleme

Tüm hakları saklıdır

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • LinkedIn Clean