SAHTE FACEBOOK AÇILMASINDAN DOLAYI CEZA VERİLEBİLMESİ İÇİN YETERİNCE DELİL ORTAYA KONMALIDIR

En son güncellendiği tarih: 15 May 2019

Y.12. CD E.2016/10465, K.2018/539, T.17.01.2018



ÖZET: Sahte hesabın açıldığını iddia eden kamu davası iddianamesinde yeterince delil ortaya konmadığından ve dava sürecinde de bu durum değişmediğinden sanığın mahkumiyetine karar verilemez.




KARARIN TAM METNİ


Kişilerin huzur ve sükununu bozma ile verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:


Dairemizin 13.04.2016 tarihli tevdi kararı uyarınca; gerek katılan ... gerek Avukat ... tarafından dosyaya sunulan dilekçelere göre, Avukat ...’in, katılan ... adına düzenlenmiş vekaletnamesinin bulunmadığının ve adı geçen avukatın katılan mağdur ... için baro tarafından görevlendirildiğinin tespit edildiği; ayrıca, yokluğunda verilen 26.12.2013 tarihli kararın katılan ...’a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve adı geçen katılan tarafından kararın temyiz edilmediği belirlenerek yapılan incelemede:


Mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;


1- Gerekçeli karar başlığında; katılan mağdur... için baro tarafından atanan zorunlu vekilin, katılan ... vekili olarak yazılması, katılan mağdurun adının ve 28.03.1999 olan doğum tarihinin yanlış yazılması, 31.10.2012 olan suç tarihinin “2012” şeklinde eksik gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/2-b, c maddesine aykırı hareket edilmesi,


2- Dosya kapsamına göre; katılan ...’ın Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde bildirdiği GSM hattının sahibi olduğu tespit edilen ve adı geçenin kızı olan katılan mağdur ... ile daha önce aynı okulda öğrenim gören kendi kızı arasında zaman zaman anlaşmazlıklar çıktığını ifade eden sanık ... tarafından, katılan mağdur ...’nin bilgileri ve resmi kullanılarak, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde, “...” isimli sahte hesap açılmasından dolayı sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma ile verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,


Sanığın, bahse konu facebook hesabının kendisi tarafından oluşturulmadığına yönelik savunması, sahte hesabın açıldığı esnada sanık adına kayıtlı GSM hattının kullanıldığına dair bir tespit bulunmaması, soruşturma aşamasında “Facebook Inc.” adlı firmanın Türkiye’deki vekilinden talep edilen adli yardıma olumlu cevap verilmemesi nedeniyle şikayete konu hesabın oluşturulduğu bilgisayarın IP adres bilgilerinin tespit edilememiş olması, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün, “İnternet Ortamında İşlenen Suçlarda Uluslararası Ceza İstinabe İşlemleri” başlıklı yazısında yer verdiği, “ABD mevzuatına göre (18 U.S.C. § 2703 - f ) internet ortamında işlenen suçlara ilişkin trafik bilgileri, yer sağlayıcılar veya erişim sağlayıcılar tarafından 90 gün süreyle saklanmaktadır. Bu süre içinde resmi otoritelerce başvurulduğunda anılan saklama süresine 90 gün daha ilave edilmektedir.” açıklamalarına, olayın üzerinden geçen zaman dilimine ve dosya kapsamına nazaran, gelinen aşamada, savunmanın aksine maddi bir delil elde edilmesi imkanının bulunmaması, şikayet dilekçesine ekli internet çıktılarındaki görüntülerin, mutlaka ve sadece sanıkta mevcut olabilecek özellikte resimler olmaması, gerek sanığın gerek katılanla katılan mağdurun kovuşturma evresindeki beyanlarında aralarında husumet bulunmadığını ifade etmeleri karşısında, sanığın mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma ile verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından dolayı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı gerekçelerle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,


3- Kabul ve uygulamaya göre de:


a) Sanığın, katılan mağdur...’nin bilgilerini ve resmini kullanarak facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde “...” isimli sahte hesap açması eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu kabul edildikten sonra, yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmaksızın, aynı eylemden dolayı sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,


b) Hükmedilen cezaları ertelenen sanık hakkında belirlenecek denetim sürelerinin TCK’nın 51/3. maddesi gereğince bir yıldan az olamayacağı gözetilmeden, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı hükmolunan 2 ay 15 gün hapis cezası ertelenen sanığın 3 ay süre ile ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı hükmolunan 10 ay hapis cezası ertelenen sanığın 10 ay süre ile denetim altında bulundurulmasına karar verilmesi,


c) Katılan ... ile katılan mağdur ...’ye baro tarafından tayin edilen vekil arasında vekaletnameye dayalı bir ilişki bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde katılan lehine ve sanık aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,


ç) Yaşı küçük katılan mağdur ...’ye CMK’nın 239. maddesi uyarınca baro tarafından vekil atanmasından dolayı 5320 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun’la değişik 13. maddesi gereğince Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2013 Yılı Tarifesi’ne göre tespit edilecek zorunlu vekillik ücretinin yargılama gideri olarak sanıktan tahsil edilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,


Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tüm hakları saklıdır

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • LinkedIn Clean