SAHTE YOLLA EMEKLİ YAPILAN 700 BİN GURBETÇİNİN YASAL DURUMU


Bugün itibari ile haber sitelerine ilginç ve son derece

yüksek meblağda bir dolandırıcılık hikayesi düştü. Haberin detaylarına göre Almanya’da kurulan sahte emeklilik şirketleri henüz tam sayısı belli olmasa da yaklaşık 700 bin kişiyi kandırarak Sosyal Güvenlik Kurumu’nu 25 milyar dolar zarara uğratmak sureti ile dolandırıcılık yaptığı iddiası bulunmaktadır. Gurbetçi Türkleri “Sizi 3 bin 600 günden daha az prim ödeyip daha yüksek maaş alarak emekli edeceğiz” diye kandıran şirketler, 700 bin kişiden 1500 ila 3000 Euro alarak hem insanları hem de SGK’yı dolandırdığı düşünülmektedir.

Olayı fark eden SGK, gurbetçilerin emekliliğini iptal etmiştir. SGK, geriye dönük olarak 10 yıllık ödemeleri yasal faizleri ile birlikte bu gurbetçilerden talep etmeye başladığı gibi bu vatandaşlara 7 gün itiraz hakkı tanımıştır. Bunun yanı sıra bu mağdurlar hakkında dava açılması da gündemdedir. En nihayetinde ortada bir dolandırıcılık söz konusu ve ilk bakışta kimlerin mağdur kimlerin ise fail olduğu bilinmemektedir. Bu da ceza davalarını gündeme getirebilir. Peki bu durumda dolandırılan vatandaşların hukuki durumu ne olacaktır? Bu bilgileri yazımızın devamında bulabilirsiniz.


1-Ödeme Emrinin Tebliğinden İtibaren 1 Hafta İçerisinde İş Mahkemesi’nde Dava Açılması Gerekmektedir. Bu Süre Hak Düşürücü Süre Olduğundan Kaçırılmamalıdır.

6183 sayılı Kanun'un “Ödeme emri” başlığını taşıyan 55. maddesinin 1. fıkrasında, kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı belirtilmiş, "Ödeme emrine itiraz" başlıklı 58. maddesinin 1. fıkrasında, kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabileceği, 5. fıkrasında, itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu tutardaki kamu alacağının %10 zamla tahsil edileceği açıklanmıştır.

6183 sayılı Kanun’un 58/1. maddede itirazın vergi itiraz komisyonuna yapılacağı belirtilmiş ise de 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 80/7. maddesinde yer alan, Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesinin yetkilidir. 5510 sayılı Kanun'un 88/19. maddesindeki, Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesinin yetkili olduğu yönündeki düzenleme, ayrıca, Kurum bünyesinde 6183 sayılı Kanun'un itiraz makamı olarak belirttiği vergi itiraz komisyonunun bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, vergi itiraz komisyonuna itiraz yolunun, Kurum alacaklarının tahsili yönünden 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklarda iş mahkemesine dava açılması yolu olarak kabul edilmiştir.


2-İş Mahkemesi’nde Dava Açılması Kendiliğinden Alacakların Takip ve Tahsilini Durdurmamaktadır


5510 sayılı Kanun'un 88/19. maddesi şu şekildedir:


“Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.”


Bu maddeden de anlaşıldığı üzere iş mahkemesi nezdinde açılacak davalar kendiliğinden alacakların takip ve tahsilini durdurmamaktadır. Bu sebeple konusunda uzman bir avukattan yardım alarak bu davalarda usulüne uygun tedbir talep edilmelidir. Aksi durumda hak kayıpları meydana gelir.


3-Mağdurların Bu Durumu Hukuki Sorumluluğun Yanı Sıra Cezai Sorumluluğa da Sebep Olabilir


Gurbetçi vatandaşlar her ne kadar bu olayın mağduru olsalar da ileri aşamalarda fail durumuna da düşebilirler. Ortada bir kamu dolandırıcılığı söz konusu olduğundan “Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık vb.” bir takım suçlardan dolayı davalar açılabilir. Bu durumda dolandırılan vatandaşların samimi bir şekilde dolandırıldığını ve bu şirketler ile işbirliği içerisinde hareket etmediğini ispat etmesi gerekebilir.

Ortada yaklaşık olarak 25 milyar dolarlık bir kamu dolandırıcılığı söz konusu olduğundan soruşturma makamları bu olayın üzerinde son derece titiz çalışacaklar ve bu dolandırıcılığa sebep olan herkes hakkında davaların açılmasını sağlayacaklardır.

Bu sebeple mağdurken fail olmamak adına hakkınızda bu şekilde bir soruşturma açıldığında mutlaka hukuki destek almanız gerekmektedir. Aksi durumda mağdurken suçlu duruma düşebilir ve hatta ciddi hapis cezaları ile yargılanabilirsiniz.


SONUÇ


Henüz çok yeni olan bu dolandırıcılık olayı ile alakalı yakın zamanda 100 binlerce hukuk ve ceza davası açılacak gibi görünmektedir. Bu olayın mağduru gurbetçi vatandaşların hem hukuk hem de cezai sorumluğu söz konusu olabileceğinden son derece dikkatli olması gerekir. Hakkında hukuki bir işlem yapılan vatandaşın en kısa sürede konusunda uzman bir avukattan hukuki yardım alması ve mağduriyetini mahkemeler nezdinde ispat etmesi son derece önemlidir. Aksi durumda bu mağdur vatandaşlar hem hukuki olarak ciddi bedeller ödeyebilir hem de cezai olarak sanık sandalyesinde yargılanabilir.


Bu konuda hukuki desteğe ihtiyaç duymanız halinde sitemizin iletişim bölümünde yer alan telefon ve elektronik posta adresimizden bize ulaşabilirsiniz.


Ezer Hukuk ve Danışmanlık

68 görüntüleme

Tüm hakları saklıdır

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • LinkedIn Clean