YILLIK İZNİNİ KULLANDIRILMAMASI İŞÇİ BAKIMINDAN HAKLI FESİH SEBEBİDİR

En son güncellendiği tarih: 15 May 2019

Y.9 HD. E.2009/20744, K.2011/46449, T.29.11.2011



ÖZET: Yıllık izin hakkının kullandırılmaması işçi yönünden haklı fesih sebebi oluşturur. Geçmiş dönemlerden 105 günlük izin ücreti alacağı bulunan işçiye izin hakkı verilmemesi işçi yönünden haklı fesih sebebi olup, işçiye kıdem tazminatı ödenmelidir.




KARARIN TAM METNİ


A) Davacının İsteminin Özeti:


Davacı işçi, 20.12.1995 tarihinde K.B.K.K. merkezinde Provizyon servisinde Teknik-1 ünvanıyla çalışmaya başladığını, en son operasyon güvenlik yetkilisi olarak iş akdinin feshine kadar çalıştığını, işverence 18 Ekim 2006 tarihinde işe gittiğinde vardiya programına alınmadığını gördüğünü, tekrar izin verileceğinin söylendiğini, aynı gün insan kaynakları yetkileriyle yapılan görüşmede “seni atacağız ama neden bulamıyoruz” denildiğini, vardiya programına alınmayarak iş verilmediğini sonra da devamsızlık sebebiyle çıkarıldığının bildirildiğini açıklayarak, kıdem, ihbar, izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.


B) Davalı Cevabının Özeti:


Davalı işveren, davacının operasyon yönetimi güvenlik servisinde çalışmakta iken 64 gün yıllık ücretli izin kullandığını, izin bitimi süresinden sonra tekrar yıllık ücretli izin talebinde bulunduğunu, banka tarafından izin talebinin reddedildiğini, davacının bunun üzerine işyerini terk ettiğini, işverenin vardiya listesini sunmasının gerekmediğini, işçinin izin bitiminde işe başlaması gerektiğini belirterek davacının iş akdine davamsızlık nedeniyle haklı nedenle son verildiğini beyanla haksız açılan davanın reddini savunmuştur.


C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:


Mahkemece, davacının 16.10.2006-22.01.2007 döneminde 64 gün izin kullandığı, 22.01.2007 tarihinde işyerini terk ettiği takip eden günlerde işe gelmediği, devamsızlık tutanaklarının düzenlendiği, bu nedenle tazminatlara hak kazanmadığı gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmiş, yıllık izin ücreti isteği hüküm altına alınmıştır.


D) Temyiz: Kararı yasal süresi içinde taraflar vekilleri temyiz etmiştir.


E) Gerekçe:


1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm temyiz itirazlarıyla, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.


2- İş sözleşmesinin kim tarafından sonlandırıldığı ve ihbar tazminatı ile kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılamayacağı yönlerinden taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.


Davacı işçi ardı ardına üç kez verilen toplam 64 günlük izin süresinin ardından işverence feshedildiğini ileri sürmüş, davalı işveren ise izin bitiminde yeniden izin talep eden davacının bu talebi kabul edilmediği için işyerinden ayrıldığını ve takip eden günlerde işe gelmemesi sebebiyle devamsızlık tutanaklarının düzenlendiğini belirterek iş sözleşmesinin işçinin devamsızlığı sebebiyle haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.


Dosya içeriğine göre davacı işçi işyerinde 1995 yılında işe girmiş ve işverence İş kanunu hükümlerine göre usulüne uygun olarak yıllık izinleri kullandırılmamıştır. Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup işverence bu hakkın kullandırılmaması işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturur. Davacı işçinin kullanmadığı izin süresi izin kullanmadan önce 169 gün olup bu husus işveren kayıtlarından anlaşılmaktadır. Davacının 64 günlük yıllık izin kullanımının ardından bakiye izin süresi 105 gündür.


İşveren savunması ile mahkemenin gerekçesinde de yer aldığı üzere davacı işçi işverenden yeniden izin talep etmiş ve işverence yıllık izin verilmemesi üzerine işyerinden ayrılmıştır. Dosya içeriğine göre işçinin kullandırılmayın 105 gün izin hakkının varlığı da dikkate alındığında dinlenme hakkının tanınmaması işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturur. Bu durumda ihbar tazminatı isteğinin reddi anılan gerekçeyle sonucu itibarıyla yerinde ise de davacının kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmelidir. Mahkemece kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken yazılı şekilde isteğin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.


F) SONUÇ


Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA- Davacı yararına takdir edilen 825.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Tüm hakları saklıdır

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • LinkedIn Clean